SARNIÇLAR

Büyükada´da Kuyular ve sarnıçların birlikte olduğı evlerde çoktu. Çünkü fonksiyon olarak farklılık taşırlardı. Sarnıçlar iç duvarlarının son kat sıvasının çimento ağırlıklı şap denilen harçla yapıldığı ve içme dahil ev ihtiyaçları için kullanılan suyun depolandığı yer altı yapıları idi. Kuyular ise genellikle yalnızca taşla örülüp içleri çoğu kez sıvanmayan ya da kaba sıva olarak bırakılanlardı ki genellikle bahçe sulama, dış mekan yıkamaları için kullanılırdılar. Kuyu duvarlarının geçirgenliği yer altı suları ile dolmasını sağladığı gibi suyun aynı şekilde çekilip boşalmasını da getirirdi. Yani kuyuların doldurulması için özel bir çaba sarf edilmezdi.Ama sarnıçlar öyle değildi. Damlardan derelerle toplanıp, borularla sarnıçlara yönlendirilen sular, önce biri dışarı boşa açılan bir boru diğeri ise sarnıca uzanan borunun olduğu kapaklı kova gibi bir kaba gelir. Okumaya devam et

Başlamak yeniden

Çok uzun zaman geçti yazmayalı. Araya tatil girdi demek isterdim ama, şöyle geriye dönüp baktığımda maalesef ki sayfalar ile arama giren işim´miş. Neredeyse tüm çalışarak geçirdim hayatı.Şansımı denemek istiyorum bu defa; yeniden başlamak kaldığım yerden ve yazmak sayfalar dolusu.
Zaman zaman insanın hayattan bıktığı, bir yerlerde hata yaptığını farkettiği anlarda, olmasını istediği şeyler için yeniden başlamayı düşünür. Bir film şeridi gibi herşeyi başa sarmak mümkün mü? Yada geçmişten ders alıp kaldığı yerden tertemiz bir sayfa açmayı düşünmek.. Yazmak temiz sayfalara hatasız, düşünmeden herhangi başka bir iş yapmayı. Okumaya devam et